Ayşe Tütüncü'nün 2025 yılında yayınlanan albümü Uzak, Yakın Zamanlar, tanıdık ile yeni, hatırlanan ile henüz keşfedilen
arasında dolaşan çok katmanlı bir müzikal anlatı kuruyor. Küçük vurgularla derinleşen duygusal dokular, parçalar
boyunca farklı biçimlerde ortaya çıkıyor; kimi zaman enstrümanların aynı melodiyi bambaşka ışıklarla duyurduğu
birliktelikler, kimi zaman sessizliğin içinden yükselen ince ayrışmalar dinleyiciyi sürekli değişen bir akışın içine çekiyor.
Bir tango, bir oyun alanı, temposu değişen yürüyüşler ya da uzun bir bekleyiş hissi; albüm boyunca farklı duygusal
manzaralar birbirine dönüşerek ilerliyor. Ritim unsurlarının yeniden şekillendiği pasajlar, unison temalar etrafında
gelişen çeşitlemeler, Tütüncü'nün piyanosuna sesiyle eşlik ettiği bölümler, yalnız bir kontrbasın çevresinde yavaşça
büyüyen anlatılar ve serbest ritimde ortak bir hatıranın etrafında örülen buluşmalar, albümün zengin ifade alanını
oluşturuyor.
Tütüncü'nün uzun yıllar boyunca alışılmadık enstrüman kombinasyonlarıyla kurduğu toplulukların ardından bu kez
piyano, gitar, bas ve davuldan oluşan daha geleneksel bir formata yönelmesi albümün çıkış noktalarından biri. Ancak bu
görünürdeki sadeliğin içinde de yeni keşifler saklı. Piyano ve gitar gibi hem armonik hem melodik hem de ritmik işlevler
üstlenen iki enstrümanın yan yana varlığı, müziğin yönünü sürekli değiştiren yaratıcı karşılaşmalara alan açıyor.
Albüm, farklı dönemlerde bestelenmiş eserleri aynı çatı altında bir araya getiriyor. Çok eski ve çok yeni bestelerin yan
yana gelişi, albümün adına da yansıyan zaman fikrini güçlendiriyor. Uzak, Yakın Zamanlar, geçmiş ile bugün, hatırlanan
ile yaşanan arasında kurduğu bağ sayesinde, dinledikçe genişleyen ve genişledikçe yaklaşan bir zaman hissi yaratıyor.