Tarab gelenek ve çağdaşlık arasındaki devamlığın albümüdür.
Türkiye'nin bir kesiminde folklor veya orientalizm, bir kesiminde ise
milli miras, ya da son yılların tasavvuf modasıyla dini enstrüman olarak
algılanan Ney, Tanbur, Kemençe, Bendir sazları, albümü icra eden müzisyenlerin
ustalığı sayesinde Türkiye'nin sınırlarını çoktan aşarak, geniş̧ kitleler
tarafından zevkle dinlenir ve çalınır hale gelmiştir.
Yetmişli yıllardan bu
yana dünyanın hemen her yerinde yayınladığı albümler, verdiği konserlerle
klasik Divân ve tasavvuf musikisine evrensel bir boyut kazandıran Kudsi
Erguner, çağdaşlığın sadece 'Batılılıkla' sınırlı olmadığını kanıtlamıştır.
Doksanlı yıllardan sonra Erguner grubuna katılan Derya Türkan ve Murat Aydemir
de kısa zamanda haklı bir şöhret sahibi olmuşlar, konserleri, albümleri ve
yetiştirdikleri talebeleriyle Tanbur ve Kemençeyi birer dünya enstrümanı haline
getirmişlerdir.
Sultan III. Selim'in tanbur hocası Tanburi Isak Fresco'nun
soyundan olan
Zohar Fresco ise bendir sazında geliştirdiği kendine özgü
teknikle, özellikle dünya müziği projelerinin vazgeçilmez bir perküsyon ustası
olmuştur.
Tarab, geçmiş̧ bir müziğin örneği veya eskinin nostaljisi değildir.
Horosan erenlerinin nasihatlarından biri de « ibn-ul vakt » olmak yani ânı
yaşamaktır. Bu albümdeki eserler de sanatçıların icra esnasında yaşadıkları
neş'eyle, tarihten şimdiki zamana yaptıkları bir yolculuktur. Kudsi Erguner.