Lied üstadı
soprano
Ece İdil, piyanist
Metin Ülkü ile kaydettiği 'Balkanlardan' albümünde,
Rumeli Türkülerinden Seferad Halk Şarkılarına uzanan bir seçkiye yer veriyor.
Albümde Zoltan Kodaly'nin düzenlediği Macar Halk
Şarkıları, Armağan Durdağ'ın yeniden yazdığı Kâtibim türküsü ve Remziye Alper
Tanrıkulu'nun arşivinden Kırım Türküleri de yer alıyor.
Yıllar içinde, Osmanlı topraklarında bulunan
ülkelerin doğurdukları müziklerde ortak bir nokta yakaladım: Kimlikler farklı
olmasına rağmen, şekilsel olarak ritim, dans ve motif birliği, içerik olarak da
kırsal kesim insanının doğa ile bütünleşerek yaşama aynı pencereden esprili
bakışı, oldum olası beni hep bu şarkıların içine çekmiştir. Bir aşk acısı, bir
kayıp içerse de keder bulundurmayan, yapısal bakımdan kıpır kıpır, neşe dolu bu
ezgiler sıklıkla İstanbul'a doğru bir yolculuk, bir özlem dile getirir. Gerek
Balkan ve Kırım türkülerinde, gerekse bugün kaybolmuş Selanik ve İstanbul
Sefaradlarının konuştuğu Ladino dilinde İstanbul var. Sefere giden asker Kırım
Harbi'ne katılır; Kırım türküsü Karşıdan Gördüm Seni'de 'karşı' İstanbul'dur.
Gidem Dedim'de sular İstanbul Boğazı'ndan 'boydan boydan' gelir. Sonunda da
Kâtibim ile Üsküdar'a gidilir. Tüm şarkılar Türkiye'nin batı coğrafyasından,
yani suyun öte tarafından gelmektedir.